Spor’da Sponsorluk

Spor sponsorluğu markalar ve şirketler açısından hiç de kolay bir konu değil.

Amerika’da spor sponsorlukları anlaşmalarında genelde ahlak hükümleri (morality clauses) oluyor, Türkiye’de ben bunun olduğunu pek sanmıyorum. Mesela, 2009 da Tiger Woods sorunlar yaşadığında bunlar gündeme gelmişti.

“Şike yapan takımlardan şirketler sponsorluğunu çekmeli mi?”

Temiz toplum ve temiz bir spor sektörü istiyorsak, evet çekmeli. Çünkü, finansal kaynakların kaybolması spor klüpleri açısından yargıdan çok daha fazla yaptırımı olacak bir konu.
Önemli olan şu an hangi takımların şike sorunuyla yüzleştiği değil. Basından anlıyoruz ki diğer takımlar da maalesef daha önceleri şike ve teşvik primleri içerisinde bulunmuşlar.
Veya önemli olan neden Fenerbahçe’nin ve Aziz Yıldırım’ın üzerine gidildiği de değil. Evet, belki o konuda başka sebepler olabilir, fakat eğer şike yapan bir klüp varsa (ki bu Galatasaray veya herhangi başka klüp de olabilir) markalar bu klüplerin veya kişilerin yanında olmaktan çekinmeli.

Bunun iki faydası var; hem markayı sahtekar veya ahlaksız algısı yemiş bir sponsorluktan uzak tutmak, hem de sporu temiz tutmada en büyük yaptırımı uygulamak.

Markalar özellikle üç büyüklerin bağımlı kitlesini karşılarına almaktan çekinse de, markaları ve daha da önemlisi Türkiye için bu adımları hiç düşünmeden atabilmelidir.

Avea’dan gelen açıklamayı bu bağlamda sağlıklı buluyorum. Umarım diğer markalar da destekledikleri takımlar bu tarz sorunlarla karşılaştığında sponsorluklarını tekrar gözden geçirmeyi göze alırlar.

Yorum yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar yıldızlı olarak işaretli *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.