Başbakanımıza açık mektup – YouTube yasağı kalksın

“Youtube Yasağı” hakkında daha önce de bloğumda fikirlerimi paylaşmıştım.  Daha önce bahsedilenler dışında, pazarlama konusunda da ülke olarak neler kaybettiğimizi düşündükçe, bu sektörden birisi olarak her geçen gün daha da üzülüyorum. Dolayısıyla bu konuda başbakanımıza açık bir mektup yazmak istiyorum.

Sayın Başbakanım,

Artık bu gereksiz yasağın kalmasında aktif rol almanızı istiyorum. Bu yazımda yasağın gereksizliğinin sebeplerine girmek istemiyorum, çünkü bunlar basında detaylıca işlendi. Asıl odaklanmak istediğim, bu konunun Türkiye’ye zararı.

Bu yasağın ülkemize zararını üç ana başlıkta toplayabiliriz;

1) Türkiye Markası, Ülke İtibarımız, ve Turizm Sektörümüz

Youtube yasağı yüzünden ülkemizin itibarı zedeleniyor ve birçok yatırımla iyileştirmeye çalıştığımız Türkiye markası; anti-demokrat, insan hakları karşıtı bir algıya doğru kayıyor. İddia ediyorum ki, YouTube yasağı batılı ülkelerdeki gençlerin üzerinde “Midnight Express” filminin Türkiye’nin imajının üzerinde bıraktığı hasarından çok daha büyük bir etki bırakıyor. Ayrıca, bu imaj probleminin, turizme etkisinin turizm sektör dernekleri tarafından incelenerek, buradaki zararın sayılara dökülmesinde fayda görüyorum. Gönül isterdi ki turizm sektöründekiler, ve özellikle de Türkiye tanıtımı adına çalışmalar yapan ekipler, bu konularda sizi daha iyi aydınlatabilseydi.

2) Bilgi Çağı ve Eğitim politikalarımız

Bilgi çağında dünyanın  en zengin bilgi kaynağına ulaşımı zorlaştırmanın, hiç bir affedilir durumu yok. İsterseniz YouTube’un %95 eğlence amaçlı olarak kullanıldığını iddia edin, ama geri kalan bir bölüm var ki; o genclerimizin dünya çapında gelişmesinde, büyük ve küçük şirketlerimizin dünya arenasında daha rekabetsel olabilmelerinde ciddi fayda sağlıyor. Unutmayın ki bilgi çağında eğitimin en önemli kriterlerinden biri; gerekli bilgiye en kısa zamanda ulaşabilmek. YouTube’u yasakladıktan sonra eğitim yatırımlarımız ve politikalarımızdan bahsetmek biraz yavan kalıyor. Gönül isterdi ki eğitim sektörü dernekleri ve ileri gelenleri bu konularda sizi daha iyi aydınlatabilselerdi.

3) Marka Oluşturma ve Pazarlama Sektörümüz

Bu topraklardan bir marka çıkar mı? Youtube’u kısıtlayarak, çıkması bayağı zor. Marka yaratmak açısından zaten sizin de bildiğiniz gibi birçok yapısal eksikliklerimiz var. Ama bir de bunların üzerine, pazarlama ve marka yaratma konusunda en önemli araçlardan biri olan, pazarlama iletişiminin en yoğun şekilde yapıldığı mecralardan birinden Türk şirketlerini, hem de rakiplerimiz tarafından değil, kendi kararımızla mahrum etmek, iş dünyamız açısından çok acı bir karar. Markalarımız zaten geride oldukları yarışta, artık diğer ülke markalarıyla dezavantajlı bir şekilde savaş vermek zorundalar. Pazarlamada hızla ilerlemeleri gereken yolda, yol tıkalı olduğu için, atı alanın Üsküdar’ı geçmesini, elleri kolları bağlı seyretmek zorundalar.

Sektörde; “Youtube o kadar da önemli mi? Daha bir çok site var, hatta Vimeo gibi özellikleri daha da gelişmiş siteler var, buralarda da proje geliştirilebilir” diyebilenler olabiliyor. Fakat konu, pazarlama açısından pek de öğle değil. Videoların izlenebilirliği açısından dünyanın en büyük komünitesine sahip YouTube’un dışında geliştirilen projeler, ulaşılma, dolayısıyla da interaktif iletişim dediğimiz noktalarda maalesef diğerleri ile aynı şanslara sahip olamıyorlar. Gönül ister di ki pazarlama sektöründekiler bu konularda sizi daha iyi aydınlatabilseydi.

Evet siz de söylüyorsunuz, YouTube’a Türkiye’den rahatlıkla birçok kişi girebilmekte, ama inanın doğru çözüm bu değil. Evet bir bölümümüzün girmesi, hiç girilmemesinden daha iyi, ama yukarıda bahsettiğim sorunlar hala geçerli ve hala ülkemize ciddi zarar vermekte. Bu sorunları yaşayan sektörlerin sizi doğru şekilde yönlendirememesinde, sektörlerde bu konularda olan bilgi eksikliğinin de önemli rol aldığına inanıyorum. Maalesef, yeni gelişen bu teknolojilerin sektör önde gelenleri tarafından hızla stratejik açıdan anlaşılması ve buradaki zararların onlar tarafından da net görülebilmesi pek mümkün olabilecek birşey değil.

O yüzden bu satırları yazmamın gerektiğini düşündüm. Burada hızlıca özetlemeye çalıştığım konularda derinine de bilgi vermeye ve zararı sayılarla ve daha detaylı anlatmaya hazırım.

İlginizi alabildiysem bu yazıyla, bana ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.

Mehmet Subaşı

Yorum yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar yıldızlı olarak işaretli *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.