Türkiye’de melek yatırımcılıkta hayal kırıklığı yaşamamak için 9 kural

Melek yatırımcılık hakkında konuşmaya başlamadan, bir konuyu açıklığa kavuşturmakta fayda var. O da genelde yatırımcıların kararlarını rasyonel vermedikleri ve duygusal kararlarla ilerledikleri. O yüzden bu dokuz kural her ne kadar size Melek Yatırımınızın sağlıklı gitmesinde destek olabilecek olsa da, ortalama bir melek yatırımcı, bunları bilse dahi rasyonel olmayan kararlar vererek kendi kaderini çizecektir. İster melek yatırımcılık olsun, ister borsaya yatırım veya bir ortaklığa girmemiz; aslında seçimlerimiz detaylı incelendiğinde yatırımları duygusal olarak verdiğimiz kanıtlanmış durumda. Hatta, Daniel Kahneman and Vernon Smith’in “Foundations of Behavioral and Experimental Economics” çalışmaları bu konuda 2002 senesinde kendilerine iktisadi bilimler Nobel ödülünü kazandırdı.

Daniel Kahneman and Vernon Smith ne diyorlardı; “Genel olarak, Sistematik bakıldığında yatırımcılar, rasyonel karar vermezler, kararlarını duygusal sebeplerle verirler. Kararlarını altı çok dolu olmayan temellere dayandırır ve sebep sonuç ilişkisi olmayan konularda sonucu yanlış sebepten sanırlar.”

Biraz daha rasyonel karar verecek Melek Yatırımcılar için, biraz da “güven ekonomisi”nden bahsetmekte fayda var. Türkiye’de melek yatırımcı tanımının ve daha da önemlisi kültürün oturtulması zaman alacak. Malum, bir anda Silikon Vadisi olunmuyor. Melek yatırımcı dilinin, kültürünün ülkemizde oturabilmesi için en önemli ön koşul “güven ekonomisidir”. Maalesef ülkemizde “güven ekonomisi” konusunda ciddi sıkıntılar ve eksiklikler varken, aslında melek yatırımcılık kültürünün de çok hızlı oturabileceğini düşünmek doğru olmaz.

Melek Yatırımcılığa bir yatırım aracı olarak baktığımızda, ağırlıklı insan bağımlı bir yatırım olduğunu görebiliriz. Dolayısıyla bu kadar insan bağımlı ve güven üstüne kurulmasında fayda olan bir sistemin, şüpheci / güvensiz kişiler açısından hiç de uygun bir seçim olmadığı nettir.

Eğer hala benimleyseniz; duygularınıza teslim olmadan rasyonel karar verebileceğinize inanıyorsanız ve de insanlara güvenme konusunda sorununuz yok ise işin üç ana devresinde bazı önemli konuların altını çizmekte fayda var. Bu üç devre kısaca şöyle özetleyebiliriz;

A. Melek Yatırımcılığa girmeden önce

B. Girişiminizi Seçerken & Değerlerken

C. Girişiminizi Büyütürken

Unutmayın ki, istatistiksel olarak melek yatırımların bir çoğunun sonu hayal kırıklığı ile bitebiliyor; ama, sizin deneyiminizin sonu böyle bitmeyebilir. Bu yüzden aşağıdaki dokuz altın kuralı içselleştirebilmenizde büyük fayda var.

A. Melek Yatırımcılığa girmeden önce

1) Amacını netleştirmeden yatırıma girme!

Amaç önemli, amacınızı bulun; sakın destek var diye melek yatırım yapmayın. Çoğu melek yatırımcı bu işe yalnız para kazanmak amacıyla girse de başka sebeplerle de melek yatırımcılığı seçen ve hatta bunun bir yaşam biçimine dönüştürenlerin de olduğunu görebiliyoruz. Peki ama para kazanmak dışında, ne için Melek yatırımcı olunur diyorsanız, size dört farklı sebep daha sayabilirim;

Öğrenmek, bilgi edinmek: Bilmediğiniz iş konularında derinine bilgi sahibi olmak ve trendleri / teknolojileri takip edebilmek fırsatı

Networking: Yeni girişimler sayesinde birçok kişi ve firma ile ilişki içne girileceğinden, yatırımcılar açısından da mükemmel bir networking ortamı oluşmakta

Prestij: Yatırımcı kimliği bir çok kişi için bir kişisel tatmin aracı olabilmekte, özellikle yüksek varlıklı kişilerde belki de yatırım araçları arasından seçilebilecek en prestijli ürün olarak, melek yatırımcılık öne çıkmakta

İyilik: Yurtdışında melek yatırımcılık filantropi olarak da görülmekte ve özellikle şirketlerini satıp yüksek kazanç sağlayan girişimcilerin bir nevi topluma borcunu ödeme aracı olarak da görülebiliyor

Amacınızı net olarak tanımladıktan sonra, ürünü de iyi tanımanız bu işin olmazsa olmazı. Sonunda bu bir yatırım aracı, ve bu aracı tam tanımadan kullanmak, hayal kırıklığı yaşamanızda en büyük etken olacaktır. Özellikle amaçları ağırlıklı para kazanmak olan melek yatırımcılar, bu ürünün yüksek risk taşıdığını, uzun vadede geri dönüşü olduğunu ve de bu ürünün likit bir yatırım olmadığını iyi bilmeliler. Melek yatırımda özellikle birkaç yatırım üzerinden garantili kazanç beklemek çok yanlış olur.

Bunun yerine keyifli bir deneyim ve size tecrübe ve değer katabilecek bir ortamı hedeflemeniz özellikle ilk yatırımlarınızda daha doğru olacaktır. Bu arada amaçların ne olacağını paylaşırken ne olmaması gerektiği konusunda da net olmak gerekir; melek yatırıma girerken; şirket yöneticiliği yapmayı hedeflemek veya ortak olup beraber bir iş yapacağını sanmak hem size, hem yatırımınıza hem de girişimciye zarar verecektir.

2) Melek ağı olmadan olmaz!

Eğer zaten tek olarak ve de ayrıca melek ağları ile yatırım yapmışsanız aradaki farkı ve ne dediğimi gayet iyi biliyorsunuz. Özellikle hiç melek yatırım yapmamış kişiler için Melek Ağları gerçekten olmazsa olmaz. Burada önemli olan doğru melek ağını seçebilmek.

Peki melek ağlarının faydası nedir?

Ekibin geniş olması ve farklı bakış açılarının olması her noktada size yardımcı olacaktır, maliyetleri düşürdüğü gibi, riski de minimize edecektir:

Girişime Ulaşmak: Yatırım açısından en önemli nokta iyi girişimcilere ulaşabilmek noktasında, bunu melek ağsız yapabilmek ilk başta imkansız olacaktır. Ağ sayesinde en az 30 sunum izleyebilirsiniz, zaten 30-40 girişimi dinlemeden yatırım yapmayın.

Girişimi Seçmek ve Değerlemek: Bazı noktalarda derine bilginiz olmayabilir, bu gibi işlerde melek ağı içerisinde konuyu sizden çok daha iyi anlayan bir kişi, bazen gereksiz hayallere kapılmanızı engelleyebilir. Genelde ilk dinlediğinize hemen yatırım yapmayın, bırakın girişim bir dahaki Facebook?sa bile boş verin, sonunda bir dahaki Facebook?un sizin ilk sunumunu dinleyeceğiniz girişim olmasının şansı, milli piyangoyu kazanabilme şansınızdan daha düşük. Melek ağı ile yapılacak değerlendirmelerde, melek üyeler daha gerçekçi bir seçim ve değerlendirme yapılabilmesini sağlayacaktır

Hukuksal Alt yapı: İyi bir sözleşme, hem girişimciyi hem de yatırımcıyı korur, sorun çıkma şansını minimize eder. Hukuksal yapılar, yatırımınız için çok önemli olmasına rağmen, bunun iyi bir şekilde yapılabilmesinin maliyetini tek başınıza karşılamanız yatırımın büyüklüğü açısından pek mantıklı olmayacaktır

Şirketi Büyütmek: İyi bir destek networkü olan girişimin, tek kişilik mentore oranla çok daha fazla şansı olacaktır.

Ayrıca ağsız balığa çıkan, yakaladığı balığı büyük sanır. Ama ileride çok başarılı bir melek yatırımcı olduğunuzda, ve dünyada girişimine destek olduğunuz birçok başarılı firma varken durum değişebilir.

3) Tüm yumurtaları aynı sepete koyma!

Daha önce de bahsettiğim gibi bu ürünün riskini iyice içselleştirin, tüm hayatınızı melek yatırımınız üzerine kurmayın. Riski düşünürseniz; yatırım portföyünüzün en fazla %10unu  melek yatırıma ayırmanızda fayda var. En az 6-7 yatırım sonrası daha ciddi bir beklentiye girmekte fayda var. Şunu da bilmek gerekir ki bu sayı bile çok az, 15 hatta 30?a kadar yatırım yaptıktan sonra ancak bir melek yatırım portföyünden bahsetmek daha doğru olur. Portföyünüzün %10’unu melek yatırımcılığa ayıracağınızı varsaysanız bile en az 10 yatırım yapacağınızı ön görerek ilk yatırımda sahip olduğunuz değerin %1’inden fazlasını tek bir girişime yatırmayın.

B. Girişiminizi Seçerken & Değerlerken

4) Karşınızda gelişmiş bir şirket beklemeyin!

Melek yatırımlarda en büyük hayal kırıklıklarından biri de küçük ekipleri, büyük şirketler gözlüğü ile değerlendirildiğinde oluşmaktadır.

Özellikle büyük şirketlerde zamanın çoğunu geçirmiş melek yatırımcılarda, bazen girişimci şirketlerden beklentiler çok gerçekçi olmayabiliyor. Her ne kadar teoride belki beklentiler doğru olsa da, girişimcinin dilini konuşamadıktan sonra ortada bir uçurum oluşabiliyor.

Ayrıca işi fazla detaylı incelemenin getireceği zaman ve maliyet dezavantajı da düşünüldüğünde bazı konuları girişimciye ilk etapta bırakmakta fayda olabiliyor. Özellikle pazar araştırmalarında büyük şirketlerin yaptırabileceği detayda bilgi beklemek çok gerçekçi olmayabilir, fakat girişimcinin pazar hakkında içgörüleri belki de bu araştırmaların söyleyebileceğinden daha da fazlasını yatırımcıya söyleyebilir.

Finansal tahminlere gelince bu ayrı bir yazı konusu bile olmayı hak ediyor, fakat özellikle daha ciro sağlamamış şirketlerin finansal analizlerini çok detaylandırmakta ve bu sayılar üzerinden çok tartışmaya gerek yok. Eğer ağınızın bu yatırımları değerlemek açısından kullandığı bir metot varsa ve ağınızda konuya da hakim bir melek varsa, ilk aşamada bu alanı fazla ciddiye almamakta fayda var.

Tabi ki bir finansal projeksiyon, bir pazar araştırması ve sektör analizini girişimciden duymanız gerekir. Girişimci ne yaptığını, neyi çözdüğünü, market hakkında görüşünü, planlamasını ve yaklaşık tahminlerini size net anlatabilmeli. Ama bu stratejiden sorumlu genel müdür yardımcınızın yaptığı sunuma da benzemeyecektir. Yine de girişimcinin verdiği plan üzerinden ileri doğru hedefleri net koyabilmek ve denetim mekanizmasını anahtar göstergelere bağlamak bu noktada hem girişimciyi hem de yatırımcıyı koruyacaktır. Girişimi seçerken buradaki beklentinizi net belirlediğiniz gibi, ileride girişime destek olurken veya denetimini yaparken de girişiminizin büyük bir şirket olmadığını ve raporlama konusunda daha destek olmanız gerekebileceğini öngörmekte fayda var.

5) Size sunulanı net anlayın!

Hayal kırıklığı yaşamamak için ilk önce girişimin içinde olduğu aşamayı iyi anlamak gerekir. Bunu derken bir ay sonra gelinecek durumdan bahsetmiyorum, size sunulduğu noktayı ilk başta iyi anlamanızda fayda var. Bu girişim bir fikir mi? Ortada bir ürün var mı? Yoksa müşteri ve cirosu olan bir girişimden mi bahsediyoruz?

Bu noktada zaten birçok tecrübeli melek yatırımcı, fikir noktasında girişimlere yatırım yapmayacakları konusunda net karar sahibidir. Yalnızca fikre yatırım yapılması gerçekten de çok riskli olacaktır. En azından bir çaba sarf edilmiş ve kullanılabilir veya en azından prototip bir ürün çıkmış olması riski düşürecektir. Ürün yeterli olur mu, yoksa illa müşteri ve ciro mu olsun konusunda melek yatırımcının risk iştahı ve kendine güveni devreye girecektir. Tabi ki ne kadar erken aşamada yatırıma girilirse o derecede hem risk hem de geri dönüş artacaktır.

Eğer yalnızca bir ürüne yatırım yapılacaksa, ürünün üç ayrı devresini de iyi anlamakta fayda var;

Prototip (Mock-up): Ürünün nasıl olacağını herkese gösterebilir, ama tüm fonksiyonları ile çalışmaz

“MVP minimum viable product”: Çalışan ve baz fonksiyonları gören – asgari derecede kullanılabilir ürün

“MLP minimum lovable product”: Çalışan, sorun yaşatmayan, tüm özellikleri olmayan, ama kullananın sevebileceği ve de dolayısıyla diğer kullanıcılara önerebileceği – asgari derecede sevilebilir ürün

Girişimin değerlendirilmesi noktasında “Due dilligence” yani değerlemenin çok abartılmaması gerekir; genelde en az 10 saat en fazla 60 saat tavsiye edilse de, 40 saatin üzerinde zaman ayırmakta fayda var. Tabi bu aynı zamanda girişimcinin vaktini ne kadar ayırabileceği de göz önüne alınarak yapılandırılmalı. Bu noktada yine riskin minimize edilmesi açısından melek ağının değer katabileceği bir alan. Bu noktadaki doğru profesyonel destek, değerlemeyi daha gerçekçi yapılandıracağı gibi, işe tam hakim olmayan bir kişi ile yapılacak bir değerleme süreci, girişimci ile bağların kopmasına da sebep olabilir.

Hukuki sözleşmeleri okumakta fayda olduğunu ne kadar söylesem de genelde melek yatırımcıların bu sözleşmeleri tümden okumayacaklarını biliyorum. Fakat en azından sözleşme öncesi çıkacak termsheet‘i melek yatırımcıların detaylıca okuyup anlamasında fayda var. Özellikle ileri doğru planın ne olduğunu (milestonelar ve zamanlamaları) ve para ile ne yapılacağının bilinmesi, ileriki denetim noktaları (anahtar göstergeler ve hedefler) açısından da önemli olacaktır.

Bir melek yatırımcı en azından melek ağlarında kullanılan baz sözleşmedeki; hisse yapılandırmasını, özel hakları, yönetimsel kararları bilmek durumundadır.

Ayrıca denetimin de en az 3 ayda bir olacak şekilde yapılandırılmış ve net olması gerekir (lider yatırımcının ve diğer yatırımcıların ne sıklıkta buluşacağı, rapor alacağı). Eğer şirkete büyük bir faydanız olabileceğini düşünmüyorsanız, yönetim kurulunda olmayı sakın düşünmeyin. Bu ekstra sorumluluk ve ekstra riskleri üzerinize yıkacaktır. Eğer siz lider yatırımcı olarak diğer meleklerin de haklarını korumak açısından yönetim kuruluna giriyorsanız bile imza yetkisini almamanızda büyük fayda var.

6) Ekibinizi iyi tanıyın!

Unutmayın, melek yatırımcılıkta üründen ve şirketten çok girişimcilere yatırım yapıyorsunuz. Bu noktada çoğu melek yatırımcı tek kişiye yatırım yapmaya sıcak bakmamakta. Bir girişimin başarılı şekilde ilerleyebilmesi açısından iyi bir ekibin olması en önemli şart. Dolayısıyla, ekibini kurmamış bir girişimci çoğu melek yatırımcı tarafından çok riskli bulunacaktır.

Fakat ekip dediğimizde ise bu sefer işin içine takım dinamikleri giriyor. Yatırım alındığında bu ekip sorunsuz bir şekilde çalışabilecek mi sorusu bu noktada öne çıkıyor. CV’ler üzerinde ekip ne kadar iyi olsa da bir takım olarak çalışabilmeleri konusu, eğer daha önce beraber çalışmamışlarsa bir risk oluşturacaktır. Bu arada genelde doğru kabul edilse de, içinizin ısındığı veya en enerjili kişiler illa en iyi girişim seçimi değildir. Genelde başta dediğimiz gibi kararları rasyonel vermekten kaçındığımız ve duygularımızla hareket ettiğimiz için burada melekler çoğunlukla kolaya kaçabiliyor ve içlerinin ısındığına yatırım yapmak isteyebiliyorlar. Ama bu işi profesyonel ve yüksek getiri açısından irdeleyen melek yatırımcılar, seçimde duygusallığı bir kenara bırakıp daha rasyonel kararlar alabiliyorlar.

Ekip hakkında en azından internetten detaylı bir araştırma yapmanızda fayda olduğu gibi, özellikle sosyal ağlardan veya iş dolayısıyla ortak tanıdık noktaları yakalayabiliyorsanız bu kişiler ile mutlaka konuşma fırsatı yaratmanızı tavsiye ederim.

C. Girişiminizi Büyütürken

7) Desteğiniz kösteğe dönüşmesin!

Unutmayın; “Şeytan da bir melektir

Şirketi yönetmeye sakın kalkmayın, şirket sizin değil girişimcinin. Girişimciyi özgür bırakın. Ayrıca, bir melek ağından her melek yönetmeye kalkarsa, belki de 10 meleğin farklı bakış açıları şirkette karar vermeyi imkansız hale getirebilir.

Destek için lider yatırımcı (veya yatırımcı temsilcisi) ile ilerlemekte büyük fayda var. Yatırımcı temsilcisi belki ayda iki- üç kere buluşarak girişimin destek ihtiyaçlarını ve sorunlarını anlayabilir, sonra da bunu diğer yatırımcılar ile organize ederek girişime fayda sağlayabilir. Fakat, girişimci bir veya iki melekten fazlasıyla muhatap olmak durumunda kaldığında muhtemelen işine harcaması gereken zamanları verimsiz kullanmış olacaktır.

Duyguları olan insanlar olduğunuzu asla unutmayın ve incinebileceğiniz gerçeğini kesinlikle reddetmeyin. Siz yatırımcı olarak belki bazı noktalarda kırılabilir, incinebilirsiniz. Ama unutmayın ki kritik girişimcilerden herhangi birini küstürdüğünüz an, yatırım yaptığınız şirketin sonunu hazırlamış olursunuz. Melek yatırımcılığın belki de en zor noktası burada, girişimciyi küstürmemekte yatıyor.

8) Masanın aynı tarafında dayanışma içinde olun!

Artık girişime yatırım yaptıktan sonra masadaki yerinizi değiştirin ve girişimcinin yanına oturun. Girişiminizin ileri gitmesini istiyorsanız girişimcinize inanmanız ve onu desteklemeniz gerekiyor. Bu noktada girişimci yapabilecek mi veya yapamayacak mı filtresinden bakmak sağlıklı olmayacaktır. Hatta bu bakış açısı girişimci ile yatırımcının ilişkilerine zarar verecektir.

Şirketin sahibi değil mentoru olun. Aynı zamanda da denetçisi olun; güvenin ama kontrolü hiçbir zaman bırakmayın, özellikle de gelişmelerden ve sorunlardan kopuk kalmayın. Aylık (yatırımcı temsilcisi) ve 3 aylık (melek yatırımcı) toplantılarınızı muhakkak yapın. Denetim konusunda başta süreç kararlaştırılmış ve net olmalı; Hedefleri milestone’ları iyi anlayın, not edin ve takip edin. Denetiminiz girişimci için de değerli olacaktır.

Fakat denetim göreviniz mentorluk görevinizin önüne geçmesin. Birçok noktada; müşteri bulma, iş birliktelikleri geliştirme, çalışan bulma, stratejik planlama, pazar bilgisi gibi konularda girişiminize destek verebilirsiniz. Melek yatırımcıların desteği arttıkça, girişimin başarı şansı da artacaktır.

9) Sabırlı olun!

Evet girişimlerde hız herşey demek ve hızlı başarısız olmak da genelde en iyi strateji (Fail Fast), ama bir melek yatırımcı nerede sabırlı olacağını da bilmeli.

Unutmayın; “Bir gecede başarı, ortalama dört yıl sürer

Girişim sermayesi aynı zamanda “Sabırlı sermaye” demek, inancınızı yitirmeyin başarılar sabır ile gelmekte. Tabi bir melek yatırımcı aynı zamanda nerede sabırlı olmaması gerektiğini de bilmeli.

Ayrıca hiçbir zaman yatırımınızı likit olarak düşünmemelisiniz, geri dönüş için yatırım yaptığınızdan itibaren 3 ila 7 sene zaman vermeniz, hızlı bir kazanç beklentisinden daha gerçekçi olacaktır.

Yorum yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar yıldızlı olarak işaretli *

*